26 Mayıs 2013 Pazar

Priamurskikh Partizan ii



Bahsettiğim hadisenin hayal kırıklığı yaratan kısmı açıkçası bölüm başkanıyla yaptığım konuşmaya dayanıyordu. Bir şekilde hayır denmiş olması beni buna itti demek basit ve alelade bir yaklaşım olur; yahut bölüm başkanının ikna olmaması. Beni üzen şey burada belki de konuya tam olarak böyle yaklaşılması – direk sebeple yani karşılaşılan şeye üzülmek ve sebebi onda bulmak;  detaylara bakılmaması, bir şekilde kritik stres noktalarının tespit edilip bunlara  yoğunlaşılamaması oldu. Konumla ilgili otorite olan kişi de belki hep bu şekilde düşünmeye alışık alelade birisi; ya da kendisinden bir şey rica eden herkese böyle davranmayı mühim ve aşılmaz bir savunma mekanizması olarak benimsemiş ve kendi işleyişi uzun zamandır bu şekilde süregelmiş. Sanırım böyle davrandığı için otorite sahibi olmuş; bu yetki ona yakıştırılmış.
Mevzubahis dersi almamın pek mümkün olmadığını, teknik seçmeli de olsa almayı düşündüğüm dersin isminde bölüm kısaltmasının başta olması gerektiği – başka deyişle bölüme bağlı hocalardan birinden ders alma zorunluluğum olduğundan bahsetti; pek tabi bunun mevcut yönetmeliğe dayandığını belirterek.  Bunu çok istediğimi ve sebeplerim olduğunu söyleyip konuşmaya başladım, ikna etmek için; kendisi de dinlemeye başladı, ikna olmamak ve beni caydırmak için. Bunu niye istediğimi, ilerisi için planlarımı anlattım; dersin içeriğinden bahsettim; bunların benim bölümümle fevkalade ilgili konular olduğunu ve bu derste gibi konuların enerji sektöründe çalışan bizim disiplindeki mühendislerin bilmeleri gereken şeyler olduğunu ve talebime bunlar göz önünde bulundurularak  yaklaşılması gerektiğini; böylelikle kendi çizdiğim yolda iyi bir deneyim kazanacağımı söyledim. Hak vermekle birlikte, otorite bana yönetmeliğin açık olduğunu ancak bunun tartışılabileceğini gelgelelim yine de buna kişisel olarak olumlu bakmadığını söyledi. Açık bir sebeple, bunu öğrencilerin kötüye kullanıp kendilerine çıkar sağlayabilecek şekilde talep edeceklerini ve bu durumun önünü alamayacaklarından emin olduğunu söyledi. Birey olarak talepte bulundum ancak içinde bulunduğum topluluğun karakteri benim önümü kesti, yolumdan ayırdı. Bu, büyük ve aşılması güç bir durumdu; orada birbirimizi anlayıp hiçbir şey yapamadan bakışmamızı sağlayacak kadar kudretliydi.  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder