‘’ Ama eğer bunu yaparsak, bu durumdan faydalanmak isteyen;
lehine çevirmek isteyen öğrencilerin eline koz veririz. Bunu bu yüzden yapmak
istemiyoruz. ’’ Bu sözler ilk hayal kırıklığım değildi bölümümle ilgili, bugüne
kadar başımdan geçenler bana bu sözleri duyabileceğimi düşündürmüştü ama bir
şekilde hallederim canım demiştim. Konuşarak, rasyonel davranarak; örnekler
vererek ve karar verecek kişiye görevini hatırlatarak yapacaktım bunu. Hemen
hemen bir yıl boyunca uğraştığım bir konuydu bu, ara ara bölüm başkanını
gördükçe seçmeli ders olarak petrol ve doğalgaz mühendisliği bölümünden doğal
gaz dersini alabilmek.
Şu doğal gaz dersi son derece ilgimi çekmekle birlikte
yıllar içinde olmaya karar verdiğim mühendisin tedrisatında olması gerektiğine
inandığım bir ders ve veya disiplin. Yeterince uzattığım okulumda bölümümde ve
tahayyül ettiğim meslek hayatımda en çok eğlendiğim, enteresan bulduğum ve
açıkçası işe yarar hissettiğim konular enerji konularıydı. Doğal kaynak ve
uygunluğu ile ortam koşulları bir arada düşünüldüğünde çalışması en zor sektörlerden biri; sahada
çalışma durumu için söylüyorum bunu pek tabi. Ancak bu beni son derece çekti,
bu disiplin bana bu duruma cüret etmeye değer gösterdi. Her ne olursa olsun
uzak yerlerde, dünyanın acayip bölgelerinde, denizin ortasında bu işi
yapabilecektim; bunu katlanılacak bir şey olarak değil bilakis heyecan verici
bir işleyiş olarak dahi görüyorum. Böyle disiplinlerarası, hızlı olunması ve
çözüm odaklı işlerde yaptığınız işle her konuda belli başlı şeyler hakkında
bilmeniz gerekir; ki retorik olmayan, geliştirilebilir temel şeylerden
bahsediyorum. İşte teknik seçmeli olarak başka bir bölümden alacağım bu ders
esasen ileride yaşayacağım durum için de fevkalade uygun. Disiplinlerimize göre
konsantrasyon kampı gibi ayrı ayrı ünitelerde toplanacak değiliz. Bilhassa
enerji sahalarında bu tam aksi şekilde çalışır; enerji işi de hülasa bunu talep
eder, muhtelif disiplinlerden mühendislerin birlikte hareket etmesi.
Sonrası mı? Bölüm başkanımız açıkçası herkesin tartışması
gerektiği bu konuya son derece konservatif yaklaştı. Hayal kırıklığına uğramış
olsam da empati yapınca kendisi anlayabildim.
Aramızda konuşurken de örneklendirdiğim şekilde bu biraz da toplumsal
bir durum ve bu yozlaşmaya müsait durum aileleri, sanatçıları, doktorları
mimarları falan sıkıştırabildiği gibi idarecilerin de inisiyatif alamamalarına,
tutucu kararlar - yanlış olduğunu bile
bile - vermelerine sebep oluyor
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder